Bugün kendimi çok ama çok küçük hissettiğim bir çekimi yaşadım. Bensiyon Pinto saygı duyduğum, saygı duyulan bir lider. Kendisi Türk yazar ve Türkiye Musevi Cemaati’nin “Onursal Başkanı”

30 yaşa mektuplar projesi için daha önceden röportajı gerçekleşmiş. Biz bugün için sözleştik .Yoldan arayarak kısa tarif alıyorum. Şans benimle bulunmuş olduğu apartmanın önünde İşpark park yeri buluyorum. 1 adım atıyorum ofisindeyim. Ben çok heyecanlanmam hatta hiç heyecanlanmam ama konu Bensiyon Pinto olunca heyecanlıyım. Çünkü kendisinin ne kadar muhteşem biri olduğunu biliyorum. Ne kadar çok sevildiğini ve ne kadar saygı gördüğünü.

Ofisine kabul ediyor hemen üzerimdekini çıkararak fotoğraflarla dolu odasına dalıyorum. Belki 100 belki 120 yıl önce çekilmiş babasına ait bir fotoğrafı gösteriyor bana. Duvarlar da çeşitli devlet adamları ile fotoğraflar ve kendi kitabı ile çekilmiş fotoğraflar. Torunlarının ve çocuklarının fotoğrafları da orada… Anılara geçmişe yolculuk ediyoruz birlikte.

Nasıl istersen öyle poz vereyim diyor, ışık ayarlayacağım derken çektiğim fotoğraflar o kadar iyi ki yeniden poz vb gerek yok. Kitabın temasına uygun olanlar ise en başta muhteşem olmuş. Pozitif elektriği şimdiden fotoğraflara yansımış. Utanarak gösteriyorum çok beğeniyor paylaşacağım sizinle diyorum.

Biraz sohbet ediyoruz, kahveni iç diyor sımsıcak sesiyle… Son pozları alıyor ve YSM pozumdan bahsediyorum. Asistanı gelip çekiyor bizi hay aksi 85 mm var makinanın üzerinde ama çekiyor bizi çok da güzel oluyor şükür 🙂

İzin istiyorum, beni değil ofisten çıkarmak asansöre kadar uğurluyor. Ondan öğrenecek o kadar yaşam dersi var ki…

Sonsuz teşekkürlerimle Bensiyon Pinto

YSM-photographer