“Babalar Günü”

Bu tür özel günlerde hep şu aklımdan geçer. Ya hayatta olmayanların geride kalan çocukları hangi duygularda… Şehitlerin, evlatlarını kaybedenlerin, sokaklarda yaşayan ailesiz çocukların ve hayata bir sıfır yenik başlamış binlercelerin… Bu düşüncelerimi bir kenara koymak istesem de içimdeki ses hiç durmaz. Sonra da her gün özel gün bu yüzden her günü dolu dolu yaşa yaşamaya çalış varın da yokun da kıymetini bil ve elinden ne geliyorsa herkes için bir şeyler yapmaya çalış derim ve hayata kaldığım yerden devam ederim.

Nuri Bilge Ceylan’ın “For My Father” fotoğraflarına her baktığımda aklımdan binlerce duygu gelir geçer. O kareleri çok kıskanır babamın fotoğraflarını çekemediğim için hayıflanırım. Sonra beynimdeki kareler, anılar hep benimle der bunu da geçerim. Babalar gününde babam yine Çanakkale’de ben İstanbul’dayım. Az önce telefonla konuştuk, İstanbul’a son geldiğinde çektiğim ve vesikalık ta yap bunlardan dediği fotoğraflarını sordu. Utanarak tamam baba göndereceğim dedim. Tam bir terzi kendi söküğünü dikemezmiş durumu.

Maya Su 3.kez babalar günü kutlayacak. Dayanamadı bir gün öncesinden babasına hediyesini verdi… Satırları yazdığım sırada babası ile havuz kenarında oyun oynuyor. Üzerinde babasının tişörtü kulağıma gelen neşeli çığlıkları. Sanki bugün sadece ikisine özel bir gün ki daha havuz için mayosunu giyerken bana sen havuza gelme dedi. Fırsattan istifade bende sizlere yazmak istedim. Çocukların tüm duygularını çıplaklığıyla söylemelerine; korkusuz ve cesurca olmalarına bayılıyorum.

37 yaşındayım, babam geçtiğimiz mart ayında 70 oldu. Babamın doğum gününde buna inanmak istemedim. Benim babam 70 yaşına geldi ha vay ki ne vay. Eskiden bu yaş gözüme korkunç görünür ve bu yaşı çok yaşlı bulurdum. Oysa babama bakıyorum da son bir yılda bilgisayar ile haşır haşır neşir. İnterneti kullanıyor, yazdığım yazılara yorum yapıyor, bloğumu takip ediyor, Maya Su’nun fotoğraflarına bakarak eğleniyor. Babam doğduğum günden bu yana bizi özveriyle büyüten her baba gibi sevgisini esirgemeyen varını yoğunu bizlerle paylaşan ilk aşkım, torunlarının pamuk dedesi. Oysa o benim gözümde hiç değişmedi. İlk hatırladığım beş yaşım.  Elimden tutmuş Kordon’da aile gazinosuna Çanka Gazoz içmeye götürdüğü ilk günlerdeki gibi hala genç hala çok yakışıklı. Bana o gün hızlı yürümem için “pergelleri aç “ diye espri yaptığında “baba pergel ne demek “sorularıyla bunalttığım gün. Babamın pergel esprisinin adımlarını aç demek olduğunu hatırladıkça gülerim.

“Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır”  lafı söylenir durur. Ben bugün bu lafı biraz tersine çeviriyorum. Her başarılı kadının arkasında ona sahip çıkan, onunla gurur duyan ve onu her zaman prenses gibi hissettiren babalar vardır demek istiyorum.

Babamın, eşimin ve tüm babaların babalar gününü kutlarım.