Biliyor muydunuz?

Çocukların davranışlarını değiştirmek ve onlara doğruyu yanlışı vurgulamak için en ideal yaşın 10-12 yaş arası olduğunu biliyor muydunuz? Çocukların bu dönemde algıları çok gelişmiştir ve davranışların aynısını yapmaya daha meyillidir.

Müzik aleti çalmanın insanın beynine olumlu etkisi olduğunu biliyor muydunuz? İnsan beyninde müzik aleti çalma beynin iki bölgesini daha çok bir araya getiriyor ve beynin problemleri daha çabuk çözmesini sağlıyor.  

Oksitosin salgılanmasındaki yetersizlik sosyopati, psikopati, narsisizm ve genel manipülasyon eğilimi ile ilişkili bulunmuştur. Oksitosin, aynı zaman da erişkinlerin rahatlamasını sağlayan bir hormondur. Artmış oksitosin düzeyleri ayrıca ilişkinizdeki güvenin artması ve bağlanmayla da ilişkilidir.  

İnsanlara güvenmemizi bile tetikleyen hormonlar olması çok garip değil mi?

Melis'in instagram fotoğraflarından..

Melis’in instagram fotoğraflarından..

John Watson Fare deneyi

John Watson 11 aylık bir bebeğe beyaz farelerden korkmayı öğretti. 1920’lerde yapılan bu deney şu an hiç etik değil. Öncelikle bebeğe bütün hayvanlar yaklaştırılıyor fakat bebek hiçbir hayvandan korkmuyor aksine hayvanlar bebekten daha korkmuş gözüküyor. Watson daha sonra her beyaz fare geldiğinde yüksek bir ses çıkarıyor ve bebek korkuyor. Watson sesi kestikten sonra bebek artık farelerden korkuyor diğer hayvanlarda ise sorun yaşamıyor.

Bu deney bize korkunun öğrenildiğini gösteriyor.

Huesmann’ın 2003 yılındaki deneyi

55 çocuk tane çocuk 2 yaşından 15 yıl sonrasına kadar takip ediliyor. Bu çocuklardan TV da sinirli kavgalı dövüşlü imgeler gören çocukla 15 yıl sonra kendilerine TV’de kendilerine rol modeli olan imgeleri gördükleri için günlük yaşamlarında öyle davranıyorlar ve bunun çok normal bir davranış olduğunu zannediyorlar. Deney sonucunda bu davranışın erkeklerde gelişme ihtimali daha fazla olduğu ortaya çıkıyor.  

Lepper – Greene- Drant Araştırması

Yapılan deneyde çocuklar ikili gruplara ayrılıyor:

Birinci grup: Çocuklar zevk olarak oyun oynuyorlar. Oyunlarını oynadıktan sonra çocuklara iyi oyuncu madalyası veriliyor. Ödül verildiği gibi aferin mükemmel oynadın çok başarılıydın gibi kelimeler kullanılıyor.

İkinci Grup: Çocuklar oyun oynuyorlar fakat oyunlarını bitirdikten sonra çocuklara madalya verilmiyor ya da herhangi övücü bir kelime kullanılmıyor.

Deneyin sonucunda birinci gruba, ödül verilmiyor fakat onlar ödül yoksa oyuna devam etmek istemedikleri için oyunu oynamak istemiyorlar ve oyun oynadıktan sonra ödülü bekliyorlar. 

Bu deneyde; gerekmeyen durumlarda çocukların üzerine çok düşmemek ve onları takdir etmemek gerektiği vurgulanıyor. Çocukları gereğinden fazla ilgi vermek üstlerine düşüp ödüllendirmek onları bulundukları şartlardan soğutabiliyor.

Melis'in instagramından..

Melis’in instagramından..

Proposopagnosia

Değişik insan yüzlerini tanıyamama hastalığıdır. Agnosia’nın yani eşyaları tanımlayamama ifade edememe çeşidi olan bu hastalıkta normalde kolaylıkla seçilebilir, tanınabilir objeleri karıştırma söz konusudur. “Karısını Şapka Sanan Adam” adlı kitapta bu hastalığın bir örneğini görüyoruz: New York’ta ders veren bilgili bir insan bu hastalığa yakalanıp kişileri karıştırmaya, yangın söndürme makinesini çocuk sanıp kafasını sevmeye başlıyor. İlginç olan şey ise evde eşyaların yerini değiştirmeyince hiçbir sorun yaşamaması çünkü hatıraları sayesinde evde kendi yaşamını sürdürebiliyor. 

Melis Kösoğlu Yeditepe Üniversitesi Psikoloji 1.sınıf Öğrencisi

meliskosoglu@hotmail.com

Twitterİnstagram