Anne rahminde ki bebeklerin müziğe ve dış seslere ilgisi çok merak edilen bir konudur. Müzikle birlikte bebek hareketlerinin artması ve solunum hareketlerini yapması bunun işareti olabilir. Hangi müziği daha çok seviyor veya müziğin beyin ve zekâ gelişimine etkisi ise bilinmezler arasındadır.

Son aylarda dışarıdan bebeğe müzik dinletilerek hareket ile cevap vermesi ve NST(nonstres test) esnasında reaksiyon göstermesi zaten pratikte uygulanan bir testtir. Birçok anne adayı bebeği anne rahminde iken söylediği ninnilerin bebek dünyaya geldikten sonra tekrarlandığında bebeğin sakinleştiği, emmeye başladığı veya uykuya daldığını saptamıştır.

BurcinCobanogluFotograf

Tüm hakları http://www.burcincobanoglu.com

 
Anne rahminde iken büyük kızım Maya Su 4 aylıktan itibaren arabadaki müziğe tepki vermeye başlamıştı.  Daha anne rahminde iken en çok tepki verdiği parçayı tespit etmiştik ve onu her çaldığımızda hareketlerinin arttığını gözlemiştik. Maya Su dünyaya geldi ve ilk gün telaş içinde tüm uğraşmalarımıza rağmen emmeyi reddetmişti. Sevdiği parçayı dinletmek aklımıza geldi. Müziği duyduğunda sakinleşip memeyi kavramış ve emmeye başlamıştı. Sonraları ise neredeyse 1 yaşına kadar aynı müzikle rahatlıyor ve uykuya dalıyordu.
 
Anne rahmindeki bebeğin sesleri duyduğu ve hissettiği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bebekler de ilk dil öğrenme derslerini anne rahminde almaya başlarlar ve bu ilk dersler de annenin söylediği ninniler ve şarkılardır. Bu nedenle bebeklerin en önemli öğretmenleri anneleridir. 
 
Duyma duyusu anne rahminde gelişen ilk duyudur. Bebeğin dış sesleri duyması yaklaşık 4. aydadır. Bebeğin duyduğu seslerin şiddeti ve temposu da önemlidir. Mozart ve Vivaldi gibi daha yumuşak tonlarla bezenmiş müziklerde bebeğin sakinleştiği, rock ve metal gibi müziklerde irkildiği izlenmiştir. Dış dünyadaki sesleri biraz distorsiyon (bozulmuş) lu olarak duyarken, annenin sesini direkt kemiklerle de iletildiğinden değişmeden duyar. Bu nedenledir ki yeni doğan bebekler babaların sesine biraz yabancıdır ama annenin sesini hemen tanırlar.
 
Anne rahmindeki bebeklerin de dış dünyayla ilgisi olduğunu bilmek ve uygun zamanlarda bebeğe ninniler söylemek ve sakin müzikler dinletmenin önemini vurgulamakta fayda var.
 
Anne rahmindeki bebeğin sinirsel gelişimi ve fiziksel gelişimine müziğin etkisi de kanıtlanmıştır. Özellikle rahatsız edici sürekli ve yüksek ses bebeklerin gelişimini olumsuz etkileyebileceği izlenmiştir.
 
Müziğin anne rahmindeki bebeğe ve yeni doğandaki etkileri nedeniyle prenatal müzik terapisi adı altında bazı seanslar düzenlenmektedir. Burada amaç hem annenin stresten uzaklaşması hem de aynı zamanda anne ile bebeği arasında iletişimin sağlanmasıdır.
 
Bu bilgiler ışığında anne adaylarına bazı önerilerim olacak: Her fırsatta sakin ve sessiz bir ortamda bebeğinizle konuşun. Ona ninniler veya sevdiğiniz şarkıları mırıldanın. Dilerseniz Mozart, Vivaldi veya sizi sakinleştiren müzikleri dinleyin. Bu dinlenme esnasında aslında bebeğiniz ile beraber aynı şeyleri dinlediğinizi de hayal edin. Özellikle gürültülü rock, metal gibi müzikleri çalan ortamlardan uzak durun. Aynı şekilde yüksek ses efekti olan savaş sinemalarını da tercih etmeyin. Belki çok uç bir şey ama hamilelikte yüksek sesle tartışmadan da uzak kalın. Bunun yanında daha az volümlü ve daha slow müzikleri tercih edin. Hatta bebeğinize dinlettiğiniz müzikleri bir albüm yapın. Bebeğiniz dünyaya geldikten sonra aynı albümü ona dinletin. Özellikle huzursuzlandığı, emmediği veya uyumadığı zamanlarda dinletmeyi deneyin. 
 
Hangi müzikleri tercih edelim? Sorusuna kesin bir cevap yok. Ama Mozart, Vivaldi, Beethoven 5 ve 6. senfonisi olabilir. Hiçbirini bulamıyorsanız ise youtube.com a girin. “Relaxing music” etiketini verdiğinizde karşınıza sayısız alternatif çıkacaktır. Bebeğinizin sağlıklı ve huzurlu gelişimi için müziği hayatınızdan eksik etmeyin.
 
Sağlık ve mutlulukla kalın.
 
Dr Hüseyin Mutlu
drhuseyinmutlu.com