Bir kitap önerisi bugün blogda. “Affetmek Üzerine” kitabın ismi.. Ben önce insanın kendisini affetmesi gerektiğine inanırım. Çünkü insandır bir başka insana acı veren. Kimsenin kimseyi üzmeye dahi hakkı yokken bazen de gerçekci olmayan istekler yüzünden  affetmeyi de / affetttirmeyi beceremez insan.  Geçmişi değiştirmek ister, şu an ne yapabileceğini bilmeyebilir ya da  bize yanlış yapan kişi kendini affettirmesini bilmeyebilir. Bu durum da affetmeyi zorlaştırır. Ama her şeye rağmen affetmek gerekir hayatta. İnancımızla, kutsallarımızla her şeye rağmen affetmek ve affedici olmak gerekir. Bu benim düşüncem.

Aşağıdaki satırlar kitaptan.

Kimi üzdüysem affetsin beni hayatımda, ben beni üzen her şeyi affettim.

YSM

AFFETMEK ÜZERİNE- Edward M. Hellowal

Beni terk ettiğinde, seni asla affetmeyeceğime yemin ettim, gibi sözlerle başlar.
Bu kadar çok ölüm yaşanmışken nasıl affedebilirim? Affetmek onları unutmak olur. Öfkemi canlı tutmamak yanlış ve ahlaksızca olur.
Senin için yaptığım onca şeye karşın sen, bu insanları ayarttın, aleyhime davranmaları için kışkırttın ve beni mahvettin. Sen çok alçaksın, seni asla affetmeyeceğim.
Seni affetmemin hiçbir yolu yok. Seni çok sevmiştim ama sen benim kalbimi kırdın..

Bu gibi cümlelerde şiddetli keder anında söylenmiş anlarda başlar affetmek. Affetmek acı üzerinde, genellikle de şiddetli acılar üzerinde, bir köprü inşa etmek zorundadır.
Acıda, öfkede, güvensizlikte, şaşkınlıkta başlar affetmek, nefretin içinde filizlenir.
Ateşli bir intikam isteğinde, acı, şok ve hayal kırıklığında başlar. Bu davranışı asla bağışlayamayıp affedemeyeceğiniz ve hiç affetmeyeceğiniz gibi sabit düşüncesiyle başlar.
Bir avukat bürosunda, bir cenazede, yolda, barda, gece yarısında, yatakta yalnız yatarken, balık tutarken, ölüm döşeğinde, sabahın bir köründe, gecenin bir vaktinde veya gün ortasında güneşin altında başlar. Affetmek acıyla başlar, eğer şanslıysanız, barışla sona erer. Affetmenin peşinden koşsanız ya da affedilmeye uğraşsanız da ilk hissedeceğiniz, barış dolu bir yere ulaşmayı umarak, acı olacaktır. Oraya nasıl gideceğinizi bilmezsiniz, hiçbir zaman varamayabilirsiniz de. İşin doğrusu affetmeye giden birçok yolculuk başarısızlıkla sonuçlanır. Öfke, kendini haklı görme, gurur ve dargınlıktan oluşan çalılık ve dikenlere takılıp kalır.