Sevmiyorum. Adı bilmem ne günü olan günleri sevmiyorum. Bir gün hatırlanmasını , her yer de saçma sms mesajları ya da gazete ilanlarıyla kutlanmasını sevmiyorum. Bunun yerine sms, ilan , etkinlik bütçesi yerine hele ki adı “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” olan bir günde kadınlara fayda sağlayacak çalışmalar yapılsın istiyorum. Hiç zor değil bunu yapabilmek. En basit yarım sayfa ilan verse gazeteye bilmem kaç bin lira. O bilmem kaç binlara bir çok kadın için umut ışığı destek. Bakın aşağıda verilerle yazıyorum. 2014 geçti ama 2015 için ey güçlü markalar bırakın ilan vermeyi, etkinlik , fotoğraf sergisi yapmayı. Bu tür etkinlikler bayatladı artık bayatladı. Bu şekilde dikkat çekilebiliyor mu evet. Ama diğer yapacaklarını çok daha değerli. İcraata geçin, sadece gerçekleştirin ve bu konuşulsun. Cezaevlerinde ki kadınlara, çocuklarına yardım etmek,  şiddet gören kadınlara kadın sığınağı açılması için destek vermeye çalışın. Çalışın ki bir gün anlam kazansın. Etrafımda siz bunu yaptığınızda blogunda, televizyonda ki programında, radyo yayınında, gazete köşesinde yer verecek çok amazon kadın var. Size sesleniyorum. Dikkate alın, kadına fayda sağlayacak çok güzel hareketler yapın. Sadece isteyin, yapabilirsiniz.

IMG_0270

 Birleşmiş Milletler tarafından yapılan bir araştırmaya göre:

1. Dünyadaki işlerin %66’sı kadınlar tarafından görülüyor.

2. Buna karşın kadınlar dünyadaki toplam gelirin ancak %10’una sahipler.

3. Dünya’daki mal varlığının ise % 1’ine sahipler.

4. Başka bir değişle dünyadaki işlerin % 34’ü erkekler tarafından görülüyor ama erkekler  dünyadaki toplam gelirin % 90’ına ve toplam mal varlığının % 99’una sahipler.

Türkiye’den Rakamlarsa:

1. Şehirlerde evli kadınların % 18’i, köylerde de % 76’sı eşleri tarafından dövülüyor.

2. Kadınların % 57,7’si evliliklerinin ilk gününde şiddetle karşılaşıyor.

3. Aile içi suçların % 90’ını kadına karşı işlenen suçlar oluşturuyor.

Kadına şiddetin acı bilançosu ise daha da acı 

2013 yılında ilk 11 ayında 218 kadın cinayeti yaşandı. Kadın sivil toplum örgütlerinin verilerine göre; 47 kadın, 2013’ün ilk üç ayında öldürüldü. Nisan ayında ise 27 kadın cinayete kurban gitti. Mayıs ayında medyaya yansıyan kadın cinayeti haberlerine göre ise; 16 kadın erkekler tarafından öldürüldü, bunlardan üçü koruma altında olan kadınlardı. Kadın cinayetlerinin haziran ayı bilançosu da yine 16’ydı ve bu 16 kadının 12’sinin katilleri kocalarıydı. Temmuz ayında öldürülen kadın sayısı istatistikleri 18 olarak yansıdı. Temmuz ayı boyunca kadınlara yönelik cinsel saldırılar ve kadın cinayetleri artarken, saldırgan ve katiller çoğunlukla şüpheli konumunda kalarak yakalanamadı. Temmuz ayı içerisinde yine iki trans kadının da hayatına son verildi.

2013’in 11 ayında erkekler 160 kadın ve kız çocuğuna tecavüz etti, 195 kadını yaraladı; 150 kadın ve kız çocuğunu taciz etti. Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu, 2013’te toplam 21 kadının gözaltında taciz ve tecavüze uğradığı için kendilerine başvuru yapıldığını açıkladı.

BM’nin standartlarına göre; 10 bini aşkın nüfuslu yerleşim birimlerinde en az bir kadın sığınağı, 50 bin’i aşkın nüfuslu yerleşim birimlerinde en az bir kadın danışma merkezi, her 20 bin kadın için bir tecavüz kriz merkezi bulunmalı. Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’nın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndan aldığı son bilgilere göre Haziran itibariyle Türkiye’de 73 ilde Bakanlık’a bağlı 97, yerel yönetimlere bağlı 32, Sivil Toplum Kuruluşları’na bağlı ise 1 olmak üzere 120 kadın sığınmaevi var.

Türkiye’de bir ilde kadın sığınağı açılması için kanunun gerekli gördüğü nüfus 50 bin. Yenilenen Belediyeler Kanunu’nda bu koşul 100 bin’e kadar çıkarılarak ihtiyacı karşılayamayacak kadar yükseltildi. Buna rağmen nüfusu 100 bini aşan 8 ilde (Adıyaman, Bartın, Bitlis, Muş, Niğde, Rize, Sinop) kadın sığınağı bulunmuyor. Resmi nüfusu 5 milyona yakın olan Ankara’da sadece 6 sığınak var. Bu sayı, olması gerekenin 82’de birine tekabül ediyor. Türkiye genelinde bulunan 120 sığınak ise olması gerekenin 63’te biri.

Dövüyor, aldatıyor, taciz ediyor, tecavüz ediyor, öldürüyor!. Adam oluyor. Oysa o adamı da bir kadın doğuruyor. #8MartDunyaKadinlarGunu en azından yılda bir kez tüm hak mağduriyetine uğramış kadınlardan özür dileme günü olarak kutlansın. Çünkü erkekler sürekli aynı hataları yapmaya devam etmekte…  Maalesef;

“ah, kimselerin vakti yok
durup ince şeyleri anlamaya.” Gülten Akın

YSM-Kadın, anne, mücadeleci