Hafta sonu İstanbul Park’ta yerimizi aldık, maksat Formula 1’i belki bir daha göremeyiz diye gitmekti. Sezonun en çekişmeli ve en çok geçişinin yapıldığı yarış bize nasip oldu. Bir Tifosi olarak takımımın bu sezon ilk kez podyuma  çıkması da İstanbula denk geldiği için ayrıca mutluyum.

Sebastian Vettel

Yarışın teknik boyutuna çok değinmek istemiyorum malum misafir geldik, ne diyor bu adam ya sorularına maruz kalmayalım. Sonuçta kimileri için mekanik ve teknolojinin insan zekası ile birleşiminden doğan müthiş bir spor Formula 1, kimileri için de amaan  vızır vızır geçiyorlar önünden işte, 3 saniye görüyorsun dönüp duruyorlar pistte, ne anlıyorsunuz canım bundan, sporu.

Lewis Hamilton

Ben sizlerin çok daha ilgileneceğinizi düşündüğüm reklam tanıtım vs. ile ilgili konulara değinmek istiyorum. Bu hafta sonu İstanbul’da Formula 1 organizasyonu olduğundan, bu yazıyı okuyan  kaç kişinin haberi vardı acaba. Formula 1 değişken tarihlerde olan bir olay, yani bu sene Mayıs’ta oldu diye seneye de aynı tarihte olacağının garantisi yok, bu sebeple tanıtımının çok iyi yapılması gerekiyor.

Nico Rosberg arkada Felipe Massa

Bu sene toplamda 115.000 kişi izledi F1’i İstanbul’da. Piste son gün Pazar günü gelen kişi sayısı 42.000. normalde 130.000 üzeri kapasiteye sahip olan bir pist için kötü bir rakam bu. Ancak kendi gözlemlediğim çok önemli bir veri vardı. Açık alan’da iğne atsan yere düşmüyordu. Misal Bronz tribüne 140 lira vermektense hemen karşısındaki açık alana 70 lira vermeyi tercih ediyor insanlar. F1’in evrensel bazı pazarlama kuralları olduğunu biliyorum ama burası Türkiye. Üzerine biraz kafa yorulup bilet fiyatlarını da biraz daha aşağı çekerlerse çok daha fazla insan oraya gelir. Bunun için de etkili bir tanıtım şart.

Formula 1 Istanbul video izlemek için tıklayın

Hatta hemen ben başlıyorum tanıtıma, eğer F1’e gideceksiniz kulaklık mutlaka almalısınız. Güneş gözlüğü ve şapka da olmazsa olmazlar. Bütçe durumunuza göre açlığınızı ve susuzluğunuzu kontrol ediniz. Zira Cola 10 TL, bir dilim pizza 15 TL , bira 15 TL orada. Su da 4 TL. Bu şartlarda benim gibi normal vatandaşların orada iki bira içelim ya da cola içelim bir de pizza yiyelim demesi lüks oluyor biraz tabi. Bir de piste ne kadar erken gidip ne kadar erken çıkarsanız o kadar iyi, misal açık alanda iseniz seromoni için pistin içine girmeye niyetiniz yoksa basıp otobüslere gidin derim. zira seromoni bitimiyle birlikte bir trafik kabusu ortaya çıkıyor. İçinizde canım bu sorunu da çözemiyorlarsa yapmasınlar organizasyonu aaaaa diyen varsa, onlara en derin sevgilerimi iletiyorum. Dünyanın her yerinde pistlerin giriş ve çıkışında bu sorunlar var çünkü ve bunu aşmanız da imkansız. Aynı anda 30.000 kişinin çıktığı bir yere ne kadar geniş yol yaparsan yap fayda etmez. Son olarak da ” ay şekerim Monte Carlo’daydık, böyle vızır vızır geçti araçlar şehrin içinde, yanımızda Bernie’nin yatı vardı akşam Vettel’de oraya geldi hahaaayt” diye cemiyet hayatında kasım kasım kasılan leydi ve asilzadeleri İstanbul Park’ta da görmek isteriz. İnsan önce kendi ülkesine sahip çıkmalı bence.

İnsanlar seromoni için podyum önüne koşuyor

Şimdi diyeceksiniz ki yahu hani son senesiydi pistin. Kazın ayağı öyle değil işte. İstanbul Park lokasyon olarak çok başarılı olmasa da mimari olarak en başarılı pistlerden biri. Pilotların ve takımların yarışmaktan keyif aldığı yegane pistlerden biri. Hem şehir olarak hem de pist olarak hiç bir F1 takımı İstanbul Park’tan ayrılmak istemiyor. Onun dışında ortada dolanan 26 milyon € garantisi de abartılıyor. 26 milyon € komik bir rakam. Eğer biz bu işi hakkıyla yapabilirsek o yeterlilikte birileri bu işi kotarabilirse 26 milyon € bu organizasyon için devede kulak parasıdır. Ensemizde Moskova var, bugün bize verin senelik 40 milyon € öderiz diyorlar. Sonuç itibariyle yanımdaki arkadaşımla Demet Akalın hanımefendinin okurken mahvettiği güzelim İstiklal Marşı’mızı dinlerken, dev ekrana yansıyan Bernie Ecclestone karesinden anladık ki anlaşma çok yakın. Kendisi de zaten biz de 20 sene daha burada kalmak istiyoruz, uçurum yok arada anlaşacağımızı umuyorum diyerek kapıyı açık  bıraktı. Umarım bir sonraki sene çok daha iyi bir organizasyonla ve tanıtımla daha çok kişiye ulaştıracağız F1’i.

Kim bu adam biz de bilmiyoruz 😛

Furkan Zengin

http://furkanzengin.blogspot.com