2010 yaklaşırken 2009 harika süprizlerle bitmek üzere. Fotoğraf adına dolu dolu bir yıl oldu inanılmaz MUTLU’yum 🙂 Yılın son röportajı dugun.com da… http://dugun.com/makaleler/oku/49/

Görüşmek üzere,

dugun_fotografi_ornek

Biz sorduk, Yeşim Mutlu düğün fotoğraflarınız için tavsiyelerde bulundu! Mutlaka okumanız gereken bir röportaj

>Bize kuruluş hikayenizi anlatır mısınız? Yeşim Mutlu neden fotoğrafçı oldu?

16 yıl sigorta, medya ve sağlık alanında çalıştım. İşim gereği objektifin hem önünde hem arkasında fazlasıyla bulundum. Profesyonel iş hayatımın son birkaç senesin de ise fotoğraf hayatımın ayrılmaz parçası oldu. Hal böyle olunca elimden fotoğraf makinesi da düşmüyordu. Ki çektiklerimi beğenmiyor kimseyle paylaşamıyordum. 2004 yılında çok sevgili dostum Fotoğrafçı Mehmet Werner ne yaparsan yap fotoğraf çekmeye devam et istersen eline bozuk kamera al yine çek deyince dönüşü olmayan bir yol ayrımına geldiğimin farkına vardım. Tabi ki bu kararı almam da iş hayatımla birlikte yazı yazmam ve yazdığım denemelerin, hikayelerin fotoğraflarını çekmeyi hayal etmemin de etkisi yok değil. İşte sonrasında hayal ettiğimin hayallerimin peşinden gitmeye karar verdim ve 2005 yılından itibaren aktif olarak fotoğraf çekmeye başladım.

>Fotoğraf neden önemli?

Bana göre fotoğraf hem bir anı, hem iletişim aracı , hem de o anın hikayesini anlatan ve karşısında ki kişi de ilgi uyandıran görsel öğelere sahip bir belge. Bu nedenle fotoğraf çekildiği andan sonra fotoğrafçının konuya yaklaşımı ve kadraj seçimiyle, kullanılan ışığıyla, lekelerin dengeli dağılımıyla, hareketin zamanlaması, siyah ve beyazın dengesiyle önem taşır. İşte bu görsel öğelerle ve sadelikle bir atmosfer yaşatabilirsek o zaman çekilen fotoğraflar kendisine bakmaya zorlar.

Fotoğraf bana göre önemli çünkü yaşanan olayın anlamının ortaya çıktığı eşzamanlı bir tanıklık.

>Hikaye fotoğrafçılığı düğün sektöründe çok yeni, bize biraz anlatır mısınız?

Amerika’da son derece popüler olmasına rağmen hikaye fotoğrafçılığı ülkemizde son iki senedir fazlasıyla anılmaya başlandı. Aslında daha uzun zamandır yapıldığını söylemek mümkün. Son günler de hikaye fotoğrafçılarının sayısının yüzü geçtiği ve herkesin bu alana doğru yoğun bir geçiş yaptığını gözlemliyoruz.

Hikaye fotoğrafçılığı o anı , kişiyi olduğu şekilde, doğal ortamında fotoğraf karelerine sığdırmaktan geçer. Her kişiye göre değişir ve hikayeler birbirinin aynısı olmaz. Çünkü her anın bir fotoğrafı ve hikayesi olabilir.

Benim hikaye fotoğrafçılığına bakış açım kurgudan uzak, duygu yüklü, o anı anlatan fotoğraflarla alt yazısız hikaye yazmaktan geçiyor.

>Fotoğraf makinesiyle çiftin yanına gittikten sonra gün sonuna kadar neler yaşıyorsunuz, detaylardan bahseder misiniz? Örneğin; gün boyu siz objektifin arkasından onlara bakarken rahat hareket edebiliyorlar mı?

Çiftler ile önceden tanışmış ve beklentilerini belirlemiş olduğumuz için hepimiz farklı bir heyecanın içinde oluyoruz. Gelin ve damadın heyecanları farklı oluyor. Bazen inanılmaz anlara şahit oluyoruz. Birlikte ağlayıp birlikte gülüyoruz. Şu var ki bugüne kadar yapmış olduğum çekimler sonrasında çiftler ile aramızda ki bağ hiç kopmuyor.

Çiftlere en başta söylediğim çok net bir sözüm var. “Ben aslında bir hayaletim sizi uzaktan izliyorum. Siz ben yok gibi davranın. Ben size poz verin bana bakın, gülümseyin gibi, klasik sözler etmeyeceğim. Ne zaman siz yardıma ihtiyacım var bizi yönlendirin derseniz o zaman devreye gireceğim. Ne zaman bana yok ol derseniz o zaman ben yokum.”

Bu güne kadar çekimler de hep çok eğlendik. Bazen zaman ile yarıştık bazen bana zaman ayıramadılar. Ama şu var ki tüm günü çok eğlenerek geçirdik. Belki benim rahatlığım onlara da yansıyor ve bu nedenle hiç sorun yaşamadık. Burada sizin aracılığınız ile de çok özel günlerini paylaşan tüm gelin ve damatlarıma bir kez daha teşekkür ediyorum.

>Stüdyo fotoğrafçılığının bilindik ürün paketleri var, hikaye fotoğrafçılığında böyle bir paket var mı?

Her fotoğrafçının kendi belirlediği paketler olabiliyor. Çiftlerin isteğine bağlı olarak nişan törenlerini, kına gecesini, bekarlığa veda partilerini de fotoğraflamak farklı paket olarak sunmak mümkün. Benim çalışma şeklimde iki farklı alternatif söz konusu. Bunu çiftler ile karşılıklı belirliyorum. Ya da benim belirtmiş olduğum alternatiflerin dışında onlara özel bir alternatif planlıyorum.

>Fotoğraf çektirmek için gelecek çiftlere çekim öncesi hazırlıkları konusunda tavsiyeleriniz nelerdir? Ne gibi hazırlıklar yapmalılar?

Çiftler ve fotoğrafçı mutlaka önceden tanışmış olmalı. Fotoğrafçı ile çekim öncesinde fotoğraf çekimi ile ilgili detayların konuşulduğu bir toplantının yapılması gerekiyor. Çiftlerin neyi isteyip neyi istemediğinin bilgisi en ince detayına kadar alınmalı.


Hikaye fotoğrafçılığında kurgu söz konusu olamaz. Bu nedenle çiftlerin beklentilerini çok açık paylaşması gerekiyor. Aynı şekilde fotoğrafçının da beklentilere nasıl karşılık verebileceği çok önemli. Hikayelerinde özellikle olmasını istedikleri gelin buketi, davetiye, yüzük, damadın tıraş anı, ailenin manevi değerleri gibi kareler varsa, bunları mutlaka belirtmeli.

Düğünün detaylı planı karşılıklı konuşulmalıdır. Bir fotoğrafçı çekim yapacağı gün gelinin sabah uyanmasından başlayarak günün tüm saatlerinin planını bilmelidir. Damadın ya da gelinin fotoğraf çekimini ne kadar sevdiği ne kadar objektife yatkın olduğu ayrıca değerlendirilmelidir. Yine çiftin fotoğraflarında retouch gibi işlemlerin istenip istenilmediği en baştan konuşulmalıdır.

Yine kendi adıma söyleyeceğim benim fotoğraflarımda detaylar önem taşır. Bazı çekimler de hiç bilmeden tamamen içgüdülerimle yaptığım çekim detayları o aile için çok özel anlam taşıyan detaylar olabiliyor.

Mesela bir düğün çekiminde gelinin çocukluk fotoğrafını çekerek, evin dekorasyonu ve gelinlik konseptiyle bir kolaj eşliğinde sunmuştum. Çocukluk fotoğrafı gelinin annesinin en sevdiği fotoğrafmış ve bu kolaj şimdi ailenin duvarlarını süslüyor. İşte burada asıl konu karşı tarafın yani fotoğrafçı ve çiftlerin arasında ki tarif edilemez iletişim.

Karşılıklı birbirinizi anlamaya çalışmak ve var olan değerlerden yola çıkarak empati yapabilmek. İletişim kuramayan fotoğrafçı ve çiftler bütçesi ne olursa olsun asla çalışmamalı.

>Düğünden ne kadar önce fotoğrafçıları araştırmak gerek? Ne zaman fotoğrafçıyla anlaşma yapılmalı?

Düğün kararı veren çiftlerin gelinlik, mekan seçimi, davetiye vb derken fotoğraf çekimi son ana bırakabildikleri olabiliyor. Aslında bu tam bir planlama işi. Benim çiftlere önerim mekan, nikah salonu planlaması yaparken fotoğrafçı ve fotoğraf çekim planını da yapmaları. Neden derseniz ; bazı mekanlar hikaye fotoğrafçılarının çekim yapmasına izin vermiyor. Kendilerinin anlaşmalı olduğu fotoğraf stüdyoları ya da hikaye fotoğrafçıları olabiliyor. Aslında tüketici haklarına göre her birey kendi hikaye fotoğrafçısını seçmekte özgür. Ama maalesef ülkemizde bu ciddi bir stres ve bu yüzden bir çok kişi istediği fotoğrafçı ile çalışma şansına sahip olamıyor. O fotoğrafçılar da otel, mekan vb yerler ile yıllık anlaşmalar yaptıkları ve yüksek bütçeler ödedikleri için kendi açılarından haklı.

Benim önerim evlenecek çiftlerin fotoğrafçı ile anlaşma yaparken bu hususlara da dikkat etmesi ve hikaye fotoğrafçısı ile çalışacaksa ve mekan ile yapacağı sözleşme de kendi fotoğrafçısının yer alacağını mutlaka belirtmesi. Ayrıca fotoğrafçı hakkında çiftler diğer çiftlerden referans alabilmeli.

>Anlaşma neleri içeriyor ve çiftler hangi noktalara dikkat etmeliler?

Hikaye fotoğrafçılarının anlaşmaları her fotoğrafçıya göre değişiyor. Yine çiftlere önerim sözlü ya da telefon ile anlaşma yapmamaları. Fotoğrafçının çalışma şekillerini anlatan, nelerin çekime dahil nelerin olmadığını belirten, çekim sonrası fotoğraf nasıl teslim edildiğini ve bütçeyi içeren yazılı anlaşma yapmaları. Ben tüm çalışmalarımda kişiye özel anlaşma hazırlıyorum.

>Bize biraz fotoğraftaki trendlerden bahseder misiniz? Bu sene çiftler neler tercih ediyor? Renkli baskılar mı, siyah beyaz fotoğraflar mı? Albümlerde klasik tasarımlar mı yoksa daha yaratıcı fikirler mi ön planda?

2009 yılı çiftlerin daha çok tarihi mekanlarda ve İstanbul’un doğal sahne olduğu hikaye fotoğraflarına yoğunlaştığı bir yıl oldu. Sıklıkla Kız Kulesi, Galata, Galata Köprüsü, Dolmabahçe Sarayı gibi mekanlarda hikayelerinin içine dış mekanları ekledik. Bazen hikayelerinde balık ekmek yedi çiftler bazen martılara simit attılar Ada vapurunda…

2010 yılı için söyleyebileceğim Gelinliğini Kirlet (trash the dress) konseptinin yaygın olacağı. Son günlerde 2010 yılı çekim planlarımız da en çok bu yönde fikir alışverişinde bulunuyoruz. Düğünün gerçekleştiği ve romantik geçen hikayesinin yanı sıra balayı öncesi ya da balayı sonrası farklı yerlerde çocuklar gibi eğlenecekleri düğün sonrası fotoğraflarını planlıyoruz. Bu hikayemiz de hikaye fotoğrafların dışına çıkıp çılgın fotoğrafların yer alacağı içlerinde ki çocuğu dışarı çıkaracakları ve tamamen doğaçlama çekilecek fotoğraf planları yapıyoruz. Bu tabi ki hikaye fotoğrafçılığının biraz dışında olsa da çok kısa süre de yayılacağını düşünüyorum. En azından bizim çekimlerimiz de olacak.

Fotoğraf albümlerinde renkli ve siyah beyaz fotoğraflar arasında tercih çok değişmiyor. Yine nostaljik tonların hakim olduğu altın sarısı, sepia tonlamaları 2009 yılında sık kullandık. Siyah beyaz hep vazgeçilmez. Retouch istemeyen çiftler çok fazla.


Yeşim Mutlu olarak klasik bir albüm çalışmam hiç olmadı. Tüm çiftlerin albümü kendilerine özel ve hiçbir albüm diğerinin aynısı değil. Bu nedenle genel bakış açısını yansıtamayacağım. Bu nedenle yaratıcı fikirlerin ön planda olduğu tasarımlar demek en doğrusu.

>Albümleri veya fotoğrafları muhafaza etmenin bir yöntemi var mı? Çiftler bunları nasıl saklasın ki daha uzun yıllar fotoğrafları eskiyip sararmadan dursun?

Albümleri ve fotoğrafları koleksiyoner mantığı ile muhafaza etmek tabi ki mümkün. Öncelikle hazırlanan albümün kalitesi önemli. Albümün kağıdı ve fotoğrafları yapıştırmak için kullanılan maddeler renk verici özellik taşımamalı.

Çiftler fotoğraflarını albümün kutusu içinde güneşten uzak bir alanda saklamalı. Nem ve toz olmamalı. Aşırı sıcak aşırı soğuk sakıncalı. Fotoğraflar incelenirken bir şey yenilip içilmemeli, nikotin ile kısa süreli temas bile zararlı olduğundan fotoğrafların yanında sigara içilmemelidir.

Dijital çağda yeniden baskı mümkün olsa da nostaljik albümler her zaman tercih ediliyor. Yine albüm alternatifinin yanı sıra foto kitaplar ile farklı baskılar söz konusu olabilir.