Çeşitli farklılıklarla kutlanıyor olsa da bu hafta “Dünya Emzirme Haftası” Emziren bir anne olarak, emzirmeyi sonuna kadar destekleyen ve her türlü yanlış ve uygun olmayan seslere kulaklarını kapamış bir anne olarak tüm annelerin bebeklerini mutlulukla emzirmelerini istiyorum. Yer , mekan ve dırdır hiç takılmayın her yerde emzirin Maya’da stres yapardım ortada nasıl emzireceğim derdim. İlk yemeğe çıkışımızda balıkçının korkunç kötü olan idari odasında emzirdikten sonra yok bu iş böyle olmaz demiş ve her yerde emzirmeye başlamıştım. Zaten emziren anneyi cinsel obje olarak gören bana göre yarım akıldan başkası değil. Bu yüzden Mira ile  her yerde emzirmeye devam…

Çok değerli ve çok sevdiğim bir dönem kendisi ile yakından çalışma fırsatı bulduğum ve İstanbul’da yaşamıyor olmasına çok üzüldüğüm Prof.Dr.Murat Tuncer’in 2008 yılında paylaşmış olduğu notları bloğuma taşıyorum. Umarım annelere faydalı olur.

1992 yılından bu yana Ağustos ayının ilk haftası  “Dünya Emzirme Haftası” olarak kutlanıyor.

anne sütü” ile beslenmeyen çocuklarda ölümlerin, anne sütü ile beslenenlere göre 4-6 kat daha fazla” olduğu belirtiliyor. “UNICEF tahminlerine göre, yaşamının ilk altı ayında yalnız anne sütü ile beslenememe nedeniyle her yıl 1.3 milyon çocuk ölüyor”

Anne sütü  bebekte hastalığa yol açabilecek mikropları içermiyor. “Bebeği zatürre, bronşit, orta kulak iltihabı, ishal, idrar yolu enfeksiyonları ve menenjit gibi enfeksiyon hastalıklarından koruyarak , bebeğin bağışıklık sistemini geliştiriyor, aşıların etkenliğini artırıyor”

anne sütü , her zaman taze ve içilmeye hazır “bedava” bir besin. Mamalarda olduğu gibi hazırlama, koruma, taşıma gibi süreçleri yok.

Anne sütü; bebeğe her yerde kolaylıkla verilebilir. Her zaman uygun sıcaklık olan beden ısısındadır. Bebek için ideal birleşime sahiptir, bebeğin tüm ihtiyaçlarına göre ayarlanmıştır. İçerdiği enzimler sindirimi kolaylaştırır, karın ağrısı, gaz sancısı ve kabızlık az görülür. Pişik ve benzeri birçok cilt sorunları az görülür. Anne sütü bebek için doğal bir ağrı kesici ve sakinleştiricidir. Anne sütü emen bebeklerin beyin gelişimi daha sağlıklı ve zeki oldukları bilimsel olarak kanıtlanmıştır.”

anne sütü ile beslenmenin yalnız çocuklukta değil, ileri dönemlerde de yararlı olduğunu “anne sütü ile beslenen çocukların ileride daha sağlıklı, hastalıklara karşı daha dirençli oldukları, hatta bazı kanserlere daha da az yakalandıkları  saptanmış.

 Anne sütü ile beslenen çocuklarda “aşırı şişmanlık, şeker hastalığı, damar sertliği, koroner kalp hastalıkları, hipertansiyon, bronşit, astım, alerji ve psikolojik rahatsızlıkları” daha az görülüyor. Aynı zamanda anne sütü, annenin sağlığı açısından da önemli.

Emziren annelerde doğum sonrası kanamaların az görülüyor. Rahmin hızla küçüldüğü, meme, yumurtalık ve rahim kanserlerinin görülme sıklığının düşük olduğu, kemik erimesi (osteoporoz) tehlikesinin azaldığı görülüyor. Yine anne sütü ruh sağlığı açısından son derece destekleyici.

“BEBEĞE, AĞIZ SÜTÜ MUTLAKA VERİLMELİ”

Doğumdan hemen sonra bebeğe “doğumun ardından anneden gelen sarımsı renkteki ilk süt olan ağız sütü”nün mutlaka verilmesi gerekiyor. “Bu sütün miktarı azsa da içeriği bebeğin gereksinimi olan her şeydir” Bebeğe, şekerli su, mama, inek sütü ya da başka bir besin maddesinin verilmesi uygun değil. Bu tür besinler, bebekte doygunluk hissi yaratarak  bebeğin emme isteğini ve gücünü azaltarak , anne sütünün gelmesini engelliyor.

Doğumdan sonraki ilk yarım saat içinde, bebeğin, annenin memesine konularak emmesinin mutlaka sağlanması gerekiyor. “Annenin sütünün bol olması için bu yarım saatlik süre çok önemli. Bu sürenin geçirilmesi emzirmenin yetersiz olmasına yol açıyor”

Bebeğin belirli zaman aralıklarıyla değil, istedikçe ve istediği süre emzirilmesi gerekiyor.

“Emzirme sırasında en fazla uyarıyı emzirilen meme aldığından, her emzirmede bir meme emzirilerek tamamen boşaltılmalıdır. Bunun bir nedeni de bir memeden gelen sütün emzirmenin başında ve sonunda farklı olmasıdır; emzirmenin sonuna doğru gelen süt daha yağlı olduğundan bebekte daha iyi doygunluk hissi olur.

Bir meme boşalmadan, diğer memenin emzirilmemesi; hem iki memenin de tam olarak boşalmamasına ve buna bağlı olarak süt yapımının azalmasına ve daha ’sulu’ süt alan bebeğin doymamasına neden olur.

Bebekler emmeye başladıktan sonra 5 dakika içinde o memeden alabilecekleri sütün çoğunu alırlar. 15-20 dakika kadar emzirildikten sonra bebekler annenin göğsü üzerine yatırılmalı ve emme sırasında yuttukları hava çıkarılmalıdır. Aksi takdirde midede biriken bu hava kusmaya veya karın ağrısına neden olabilir.”

“İLK 6 AY SADECE anne sütü VERİLMELİ”

Bebeğin ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmesinin uygun. Bu süre içinde vitamin dışında su dahil ek hiçbir şey verilmemesi gerekiyor. Bebeğin doymadığı gerekçesiyle mamaya başlanmasının doğru olmadığı önemli bir konu. , “Mutlaka doktora danışılmalı. Bebeğe ilk 6 ay içinde ek besinlere başlanması, başta ishal gibi enfeksiyon hastalıklarının daha sık ve ağır geçirilmesine neden oluyor”

İlk 6 ay dolduktan sonra ek besinlere başlanması ve 2 yaşına kadar bebeğin bu şekilde beslenmesi gerekiyor. Ayrıca babalara görev düşüyor. Büyük sorumluluk altında olan annenin eşi tarafından psikolojik olarak desteklenmesinin de annenin sağlığı açısında çok önemli.

Dünya Emzirme Birliği (WABA) tüm dünyada anne sütüyle beslemenin sürdürülmesi, yaygınlaşması ve desteklenmesi ile ilgilenen kişi ve kuruluşların oluşturdukları küresel bir ağ. WABA tarafından bu konuyla ilgili olarak geliştirilen tanıtım-savunu paketine şu adresten ulaşılabilir: http://www.worldbreastfeedingweek.org

Not: Türkiye’de Emzirme Haftası bazı Avrupa ülkeleriyle birlikte 1-7 Ağustos tarihleri yerine Ekim ayının ilk haftasında kutlanmaktadır.